|
Gün geçmiyor ki Ortadoğu’dan bir ‘şehit’ haberi gelmesin. Gün geçmiyor ki bu şehitler arasında ağzı süt kokan bebeler de olmasın…
Peki bu hâle nasıl geldi Ortadoğu? Daha doğrusu Filistin?
Neden Filistin’de akan kanlar hiç durmuyor ve neden kan akan taraf hep Filistin oluyor?
Tarihine bakarsak bölgenin soruları Birinci Dünya Savaşı’na dayanan bir anlaşmazlığa kadar gidiyor.
Bölge şiddet olaylarıyla sarsılıyordu. Yahudiler bölgeyi elegeçirmek için dünyanın her tafarından Filistine gelip yerleşiyorlardı.
Birinci Dünya Savaşı başlarında da Filistin ve çevresi Osmanlı idaresindeydi. İngiltere'nin desteklediği Arap güçleri Osmanlı hâkimiyetine son verene kadar da bu durum sürdü. İngiltere savaşın sonunda, 1918'de bölgeyi işgal etti. 25 Nisan 1920'de alınan Milletler Cemiyeti kararıyla, İngiltere'ye, bölgenin manda idaresi için yetki verildi.
1922'de İngiltere'nin düzenlediği bir nüfus sayımı, Yahudilerin sayısının, Filistin'deki 750 binlik nüfusun yüzde 11'ine ulaştığını gösteriyordu. Bundan sonraki 15 yılda 300 bin Yahudi daha gelecekti. Filistin'i 1920'den beri idare eden İngiltere, Siyonist-Arap çatışmasını çözme sorumluluğunu 1947'de Birleşmiş Milletler'e devretti.
Ama toprakların yüzde 6'sı onların elindeydi. Avrupa'daki Nazi zulmünden kaçan yüz binlerce Yahudi'nin buraya ulaşması çözüm arayışını daha da acil hâle getirdi. Yahudilerin güdümünde hazırlanan.
Paylaşım planı, Filistin'in yüzde 56,47'sini Yahudi devletine, yüzde 43,53'ünü de Arap devletine bırakıyordu. Kudüs ise uluslararası bir idare altında olacaktı. 29 Kasım 1947'de BM Genel Kurulu'nda 33 ülkenin oyuyla plan onaylandı. 13 ülke karşı oy vermiş, 10 ülke de çekimser kalmıştı. Filistinlilerin reddettiği plan hiç uygulanmadı. Hem Arap hem de Yahudi taraflar, yaklaşan savaş için güçlerini seferber ediyordu. Yahudi milis güçlerinin Arap köylerinde "temizlik" temizlik mantığıyla yaptığı katliam operasyonları 1948 yılında Aralık ayında başladı.
1948 - İsrail'in kuruluşu
İsrail Devleti, 2 bin yıldır kurulan ilk Yahudi devletiydi. Tel Aviv'de 14 Mayıs 1948'de saat 16:00'da ilan edildi. Karar, son İngiltere birliklerinin bölgeyi terk ettiği ertesi gün yürürlüğe girdi. Filistinliler, 15 Mayıs'ı "El Nakba" diye anarlar, yani "Felaket" günü.
İsrail kuruldu çatışmalar başladı… Ve hâlâ bitmedi.
İntifada 1987-93
İsrail işgaline karşı intifada, yani kitlesel ayaklanma Gazze Şeridi'nde başladı; kısa sürede Batı Şeria'ya yayıldı. Protestolar, sivil itaatsizlik şekline büründü. Genel grevler düzenlendi, İsrail ürünleri boykot edildi, duvarlara yazılar yazıldı ve yollarda barikatlar kuruldu. Ama uluslararası ilgi toplayan protesto şekli, ağır silahlarla donanmış İsrail askerlerine taş atan Filistinlilerdi. İsrail ordusu karşılık verdi; çok sayıda Filistinli sivil şehit edildi. 1993'e kadar süren protestolarda toplam can kaybı bini aştı.
1993’ten bugüne ne değişti dersiniz? Hiçbir şey….
Yıl 2009. Filistin hâlâ kanıyor. Gün geçmiyor ki bir şehit haberi gelmesin. Ve can kaybı yine bini çoktan aştı.
Bir 15 yıl sonra yeniden aynı şeyleri aynı kayıpları yazmamak duasıyla…
|