GELİŞİM

Dosta Mektup

Dosta Mektup
Aziz dostum, göğü cennetten bir manzarayla döşeyip seyrimize sunan Rabbimize hamd olsun. Kâinat vasıtasıyla bize rahmet dilinden konuşan Rabbimize hamd olsun. Halin, merhamet diliyle kalpler fethedenlerin halinden olsun.

Yine, yeni bir sabaha uyandık. Bu sabah, bizim için tekrar inşa edildi yaşam. Bir imkân daha verildi bize. Egoların yarıştığı ortamlarda yenilmeyi onur bilmemiz için belki, halkın hizmetine adanmak için ya da... Sabah bir mucize can dostum. İşte, doğan her güneşle bir mucizeye daha şahit oluyoruz. Gün olacak, gün bizim üstümüze doğmayacak. Şairin "büyür ve anlarız ölüm hepimizden daha genç" derken işaret ettiği ölüm hakikatini bir gün biz de tadacağız. Onlarsız asla yaşayamayacağımızı düşündüğümüz tüm prangalarımızdan kurtulup kanatlanıp uçacağız.

Dostum, bugün göğü izledim biraz. Efendimizin, Rabbimden geliyor diye sevinçle karşıladığı yağmurla buluştu tenim. Dostum, ıslanmak da bir duadır. Rabbim, senden gelen her şey başım üstüne, bana kaderimi sevdir demektir, ıslanmak... Dostum, sabah oldu mu sana da? Kalbin uyandı mı? Muhabbetini yüklenip davanı kuşanıp yola düştün mü? Yağmurlar giyip kalbine, her hareketinle İslâm'a davette bulundun mu? "İslâm ideali, insan idealidir. İnsan ideali kalp tekniğine muhtaçtır. Bu tekniğin uygulaması ibadet, gayesi gerçek selâmettir." diyen Nurettin Topçu'nun sesi sana da ulaştı mı? İbadetlerinin seni gerçek selâmete ulaştıracağına inanıyor musun? Senin gerçek selâmetin ne? Bir üniversiteye yerleşebilmek mi? İş sahibi olmak, emekli maaşını garantilemek mi? Komşu olduğumuz topraklarda taş üstünde taş kalmazken evine yeni bir kat çıkmanın derdini taşımak mı selâmette olmak? Dostum, İbrâhim (as) tebliğ mücadelesinde yalnız Rabbine dayanıp güveniyordu. Bu yüzden "Ey ateş, Ibrâhim'e serin ve selâmet ol." dendi ve ateş gül bahçesi oldu. Can özüm, sen çevrene serin ve selâmet misin? Yalnız O'na iman edip yalnız O'ndan yardım isteyenlerden misin? Çevrene ne kadar rahmetsin? Elinden ve dilinden zarar görmeyeceğine emin mi çevrendekiler?

Selâmette olmak, İbrâhimce olmak demektir diye geçiyor içimden, sence de öyle değil mi? "İnsan insanın miracı/ insan insanın besmelesi" diye inliyor şiiri Ahmet Edip hocamızın. Bir insanın besmelesi olduk mu daha evvel? Hayra vesile olduk mu hâsılı?

Aziz dostum, gök çok güzel, sabah oldu, umudumuz baki. Sefaletin ve ızdırabın barındığı yere, bize ahiret bilinci aşılayan imanımız ile umut götürmek için hâlâ imkânımız var. Kendi kalbimizden başlayarak kalpler fethetmek için, yeni bir dünya için, adaletin tesisi için, namazlarımızı yoluna koymak için, aşktan yana nasiplenmek için, zalime korku mazluma sabah serinliği olabilmek için hâlâ imkân var. Aziz dostum, iman sahibi kalpler için her an, sabahtır. Sabah imkândır. Sabahların solmasın...

YAZAR HAKKINDA
Esra Gül Aydın
Esra Gül Aydın
1997 doğumlu. Lise de dahil tüm okul hayatı İnegöl'de geçti. Anadolu Öğretmen Lisesinden mezun olup Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesine yerleşti. Fakültesinin AGD başkanı.
YORUMLAR
İçeriğe ait yorum bulunmamaktadır.
YORUM YAPIN