EDİTÖR

Fanatik Olma Genç Ol

Fanatik Olma Genç Ol
Futbol günlük yaşantımızın merkezinde yer alıyor. Doğrudan ya da dolaylı etkileniyoruz. Öyle ki bazılarımız tuttuğu takımın renkleri ile yaşıyor. Aynı takımı tutan arkadaşına “renktaş” diye hitap ederken, yüreği kullandığı sözcüğün ardından gidiyor. Yani yürekten söylüyor. Taraftarımız böyle yapınca “kardeş, arkadaş, yurttaş...” gibi kavramlar “renktaş” kavramını kıskanıyor. 

Haftada bir organize olan on binlerce insan. Desibel rekorları kıran senkronize sloganlar. Bütün bunlar hayret verici. Üstelik bilet ücretlerini düşünecek olursak, asgari ücretli bir abimizin her hafta stadyumda maç izlemesi mümkün görünmüyor. Yine de onca insan bir araya geliyor ve doksan dakika boyunca yağmurda, karda bazen de kavurucu güneşte boğaz tellerine acımaksızın çırpınıyor. Bu durum ilginç ve önemli…

Bu konuyu konuşurken en başta futbolsever ile taraftar ayrımını yapmak gerekir. Futbolu sevmek, bir takımı doğrusuyla yanlışıyla körü körüne tutmaktan öte bir şeydir sanırım. Fanatik taraftar olmak doğruluk, hakkaniyet ve adalet gibi erdemleri muğlaklaştırabiliyor. Hâlbuki bir insan hem futbolu sevebilir hem de ne pahasına olursa olsun adaletten yana olabilir. Tuttuğu takımı desteklemek için maça gittiği gibi işgalci ABD üslerini protesto gösterisine de katılabilir. Her futbolseverin meydan muharebesini sadece tribünden izlediğini söyleyemeyiz. 

Bu konu ile bağlantılı olarak Alper Gürkan, “Söylenen ‘söz’le değil de söyleyen ile ilgilenmek, hikmet değil, taraftarlık aradığımızdandır belki de.” Demiştir. Buradan anlaşılacağı gibi fanatiklik ya da taraftarlık dediğimiz durum sadece futbol ile ilgili değil. Yaşamımızın her anında karşımıza çıkabilir ve hikmete giden yolları tıkayabilir.

Bu sayımızda, “Fanatik olma, genç ol” dedik. Biz, “her genç bir yarın demektir” derken, onun geleceğe yön verebilecek potansiyelinden bahsediyoruz. Elbette gerçek anlamda genç; düşünen, hakikatten yana olmak için gayret eden, varoluşundaki hikmeti kavramış kişidir. Dolayısıyla fanatik olma derken aslında, “Fanatikliğiniz sizi adaletten ayırmasın, takım tutma dürtüsü sizi kör etmesin” demek istiyoruz. 

Bu sayıda birbirinden kıymetli çalışmalar bulacaksınız. Hepsi de titizlikle hazırlandı. Dosyada; Ahmet Karaca, “Bir İşgal Yöntemi: Fanatizm” başlıklı yazıyı kaleme aldı. İlerleyen sayfalarda sizden gelen fotoğrafları yorumlayarak koyduk. Yazar Dilek Erdem ile MGV yayınlarından çıkan kitabı “Ergenus Cumhuriyeti” ve gençlik üzerine yapılmış röportajı da okuyabileceksiniz. Daha birçok çalışma ile sayfaları çevirmeye başladığınız andan itibaren karşılaşabileceksiniz. 

İyi okumalar. Selam ve dua...

YAZAR HAKKINDA
Selam Yağmur
Selam Yağmur
Lisans eğitimini 2016 yılında Hacettepe Üniversitesinde tamamladı. Edebiyat okumayı istedi ancak puanı fazla kaçırınca mahalle baskısına maruz kaldı. "Edebiyat karın doyurmaz" kabulünün kurbanı oldu. Direniyor..
YORUMLAR
İçeriğe ait yorum bulunmamaktadır.
YORUM YAPIN
Â'mâk-ı Hayal