DOSYA

Fetih ve İşgal

Fetih ve İşgal
Fetih: Fatih denince, Selahaddin denince akla gelendir. Surlardan önce, surların içinde yaşayanların kapılarını açabilmektir kendine. Mühürlenmemiş kalplerin, sonunda huzursuz olmadığı her savaş fetihtir. Gittiğin yere iyilik ve güzellikten başka bir şey götürmemektir yanında. Amaç insanların selâmetidir. Zulmün baş gösterdiği yerlerde İslam'ın adaletini tesis etmektir. Fetih, eman dileyene eman vermektir. Peygamberimizin (sav) Mekke'nin fethinde müşrikler için verdiği emanın bir benzerini de Hz. Ömer savaşsız teslim aldığı Kudüs'ün halkı için vermiştir. Buyurun:

"Rahman ve Rahim olan Allah 'ın adıyla! Allah'ın kulu, mü'minlerin emiri Ömer tarafından İliya halkına verilen emandır:

Halife bu emanı, onların canları, malları, kiliseleri, haçları, hastaları, sağlamları ve diğer dindaşları için vermiştir. Buna göre:

1- Kiliselerde oturulmayacaktır: Bu kiliseler ve müştemilatı ile onların haçları ve malları yıkılmayacak ve azaltılmayacaktır.

2- Dinlerinden dolayı rahatsız edilmeyecekler ve onlardan birisi zarar görmeyecektir.

3- İliya'da, onlarla birlikte, herhangi bir Yahudi oturmayacaktır.

4- İliya halkı, diğer şehirlerin halkı gibi cizye verecektir.

5- Onlar İliya'dan Rumlar ile hırsızları çıkaracaklardır.

6 - Bunlardan İliya'yı terkeden birisi, kendisi ve malından ta gideceği yere kadar emin olacak; İliya'da kalacaklar ise diğer halk gibi cizye ödeyecektir.

7- Bizanslarla birlikte İliya'yı terk etmek isteyen halkın da, canları, malları, kilise ve haçları korunacaktır; onlar istedikleri yere ulaşıncaya kadar bu koruma devam edecektir.

8- Yeryüzü halkından herhangi birisi İliya'da oturmak isterse, buranın halkı gibi cizye ödeyecektir; isteyen Rumlarla gider, isteyen ailesinin yanına döner.

9- Bunlardan ancak hasat zamanı vergi alınır.

10- Bu metinde olanlara Allah'ın ahdi, Resulü'nün, halifelerin ve

müminlerin zimmeti vardır; ta ki üzerlerine düşen cizyeleri ödesinler."

Bu tamamen komplekssiz, saf İslami anlayışın ürünü olan bir metindir. Bu gayr-i müslimlerin ve müslüman görünümlülerin yapabileceği türden bir iş değildir. Bu İslam'ın insana vermiş olduğu izzet ve şerefin doğrudan bir sonucudur. Gücün ezme hakkı vermediğini bilen bir müslüman tavrıdır bu. 

Zıtlıkların varlığıyla devam eden dünya hayatında bu tavrın da bir zıddı vardır. O da işgalciliktir. 

İşgal: Cihadın ve fetih anlayışının izale edilmeye çalışıldığı günümüz dünyasında öne çıkan ve güce tapanların benimsediği yöntemdir. Zorbalık demektir. Amaç sömürüdür.  Allah'ın(cc) kendilerine bahşetmediği ne varsa onu başkalarından koparıp alma isteğiyle kavrulanların işidir. Altın, kilisenin itibârı, petrol, doğal gaz, kanallar, ticaret yolları, verimli topraklar, çeşitli madenler, jeopolitik öneme sahip üs konumundaki yerler bu işgallerin başlıca sebebi olmuştur. 

Başta İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerinin çoğu ve tabii ki Amerika işgalci yaftasını sonuna kadar hak eden ülkelerdir. Hiçbir alakası olmaması gereken yerlere 'demokrasi ve medeniyet götürme'(!) çabasındadır bu gavurlar. Dünya üzerinde istedikleri her yerden istedikleri toprakları alabilecek ekonomiye sahip olan tapınak manyaklarının Filistin topraklarına musallat olmasını gözden kaçırır ama kendi ülkesinde saklambaç oynayan mutlu çocuklar bu adamların gözüne batar. Bu apaçık gavurluktur. Buna dur diyebilecek ülkelerin de gerek bombalar altında inleyen çocukların videoları izletilerek zedelenen gururlarının, gerek İslami kisvede hilafın körükleyicisi olan akımların etkisiyle fikir dünyalarının ve gerekse emperyalizmin her gün kanını emdiği ruhlarının önceden işgal edilmiş olması işlerini kolaylaştırır. Yine de çelikten daha acımasız olan bu ağları yırtacak olan erler buralarda yetişecektir. İnadına yetişmeliyiz bu çorak topraklarda, inadına tebessüm etmeliyiz çünkü çıldırıyorlar, inadına yaşamalıyız çünkü bilmiyorlar.

Gariplerin yıkacağı zalim sistemin sonlarıdır yaşadığımız bu günler inşallah.

Kısaca, Allah(c.c) hâkimiyeti topluluklar arasında dolaştırıyor ve bunu diğerleri için imtihan sebebi kılıyor. Lakin Allah'ın kendi davasını yüzüstü bırakmayacağına olan inancımız tamam olduğu gün bizim için yenilgi yoktur artık. Fetih ve işgal. Biri yoksa diğeri hâkimdir dünya üzerinde. Öyleyse ey fethin müjdecileri, salın güvercinleri…

YAZAR HAKKINDA
Nurullah Yağcı
Nurullah Yağcı
17 Temmuz 1993'te İstanbul'un Fatih ilçesinde, müftü bir baba ile ev hanımı bir annenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Karadeniz'in muhtelif şehirlerinde -sırasıyla Borçka, Hemşin, Ardeşen'de- ilk ve orta öğretimini tamamladı. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Şu an aynı üniversitede Hadis alanında yüksek lisans yapmakta. İnsanları, şiirleri, dergileri ve türküleri seviyor ..
YORUMLAR
Dilbeste
17-05-2017 - 23:52
Salın güvercinleri ey alnı pak mucahidler,savunun ve kırın zincirlerinizi,söndürün mazlumun sadrına düşürülmüş bu küffar ateşini.. Davranın ey yiğitler vakit sefer vaktidir ! Yetişin ey mücahidler, mücahideler bu çorak topraklara baharı getirin,kuşanın sinenizdeki o alev alev imanınızı,kuşanın kalplerinizdeki ilahi kelamın müjdeleyen hitabınıki en guzel vaad ile vaad etmistir kerim olan Fettah ; ''Nasrun minallâhi ve fethun karîb .." ya Allah ya Bismillah ..
YORUM YAPIN