EDİTÖR

Muhammed Salah: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi

Muhammed Salah: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi
Çileli geçen çocukluk yılları, futbol tutkusu ve tükenmeyen bir azimle Muhammed Salah. 

Muhammed, yeniden diriltmeye çalıştığımız umuttur. Bizim mahallenin çocuğudur Salah. Bir futbolcudan fazlasıdır ve yaptığı iş sporun ötesindedir. 

Yukarıdaki ifadeler, Salah’ı öven alelade cümleler değil. Bilakis üstlendiği vazifeyi anlatan, sorumluluğu hatırlatan ifadelerdir. Şimdi denilebilir ki; “Başka mesele mi yok? Muhammed Salah nedir?” Başka mesele arayıp duranlara bakınız, kendi sınırlı gündemlerinde kısılıp kalmışlardır. Birçok konuyu önemsiz, tartışılmaya değmez, konuşulmaya gelmez bulanların neleri konuştuğunu hakikaten merak ediyorum. Ya da şöyle bir değerlendirme yapalım; insanlar hakkında herhangi bir fikir sahibi olmadıkları konuları tartışılmaya değer görmüyor. Bu bir nevi kaçış ve insana dair hadiseler cereyan ederken kayıtsız kalmayı tercih etmektir. Evet, halimizden memnun değiliz. Bu memnuniyetsizlik kayıtsızlıktan kaynaklanıyordur belki de. Düşünelim biraz.

Konumuza dönecek olursak: Muhammed Salah. Müslümanların mülteci konumuna düştüğü, sömürüldüğü, ahlaki değerlerinin istismar edildiği ve türlü küresel karalama propaganda saldırılarına maruz kaldığı bir ortamda doğdu Muhammed Salah. Defalarca düştü, düştükten sonra kalmayı bildi. Yoksulluk, iç çatışmalar, totaliter rejim gibi birçok engeli atlatarak bir futbolcu oldu Salah. Müslüman bir futbolcu olarak binlerce kişiye örnek oldu, model oldu. İnsan temsilcidir. Yani sadece Muhammed Salah değil, hepimiz temsilciyiz. İnancımızı, savunduğumuz değerleri nasıl temsil ettiğimiz son derece mühimdir. En iyi tebliğ, iyi temsil etmektir. 

Ömür sermayesi tükeniyor. Neye inanıyoruz? İnandığımızı temsil ediyor muyuz? Sermayeyi nerde tüketiyoruz? Gençliğimiz hangi karanlık sokakta ne yaparken geçiyor? Hakikate, düşsek de kalksak da hürmet ediyor muyuz? Yoksa rakamlar ve kalabalıklar bizi sarhoş mu ediyor? İçki haram da sarhoş eden yüzdelikler helal mi? Çoğunluk hak sebebi mi? Hani birbirimize söz vermiştik ya; yenilsek de yıkılmayacağız asla. Çünkü Mevla yeniden başlayanların yardımcısıdır. Yeniden başlayacağız ki rakamların ve yüzdeliklerin bizi yıkamadığını göstereceğiz. Muhammed Salah gibi mesela her birimiz işimizin piri olacağız. Sonra biri çıkacak ve diyecek ki; “Muhammed Salah birkaç gol daha atarsa ben de Müslüman olacağım. Bir camiye girip orada oturacağım, olmak istediğim yer orası…” 

Sevgili okurlar; bu sayımızda, bir iki yazıyla Muhammed Salah’ı anlatmaya çalıştık. Bu konu hayatımızın içinden. Ekmek kadar, otlu peynir kadar hem de. Hiçbiriniz, Platon’un Mağara Metaforu ile ifade ettiği gibi karanlığına âşık olsun istemem. Temennim ve duam bu yönde. Kalabalıklar celladına âşık olabilir ama siz olmayın. Platon’un Mağara Metaforu, yeni başlayanlar için güzel bir araştırma konusu olabilir. Öğrenmenin yaşı yoktur, hele ki gençken öğrenilenin değeri bambaşkadır. Özellikle gençler yeni bir şeyler öğrenme fırsatını kaçırmamalı. Yukarıda belirttiğim gibi; ömür sermayesi tükeniyor.

Bu sayıda herkesin dergisi olduğumuzu vurgulamak adına boyama bölümü koyduk. Dergimizin girdiği hanelerde geleceğimizin teminatı çocuklarımız için. İmkân dâhilinde olsaydı bu sayımız ile birlikte boya kalemleri hediye etmek isterdik ama… 

Hepinizi çok seviyoruz, Allah’a emanet olunuz. 

Selam ve dua ile; iyi okumalar… 

YAZAR HAKKINDA
Selam Yağmur
Selam Yağmur
Lisans eğitimini 2016 yılında Hacettepe Üniversitesinde tamamladı. Edebiyat okumayı istedi ancak puanı fazla kaçırınca mahalle baskısına maruz kaldı. "Edebiyat karın doyurmaz" kabulünün kurbanı oldu. Direniyor..
YORUMLAR
İçeriğe ait yorum bulunmamaktadır.
YORUM YAPIN
Â'mâk-ı Hayal