FİKRİYAT

Özgürlüğü Hisset Taa! En İçinde

Özgürlüğü Hisset Taa! En İçinde
Bizler adımlarken dünyadaki hayat yolculuğumuzu, yüreğimize yüklenen sevdaları unutur olduk. Hangi amaç uğruna yaratıldığımızı hangi amaç uğruna adımladığımızı unutur olduk. Oysa henüz anne karnındayken ne de büyük bir heyecanla dünyaya gelmeyi beklemiştik. Ailemiz ne de büyük bir heyecanla bizi dünya ile tanıştırmayı beklemişti. Şimdi geride bıraktığımız yıllarımız için acı bir soluk alışverişimiz var. Pişmanlıklarımız, özlemlerimiz var. Yaşamak istediklerimizin çoğunu istediğimiz gibi yaşamayı başaramamışız. Gitmiş gidecekler kaybetmişiz yıllarımızı. Şimdi soluğumuzda acı bir iç çekiş, bedenimize giydirdiğimiz acı bir hakikat. Kaybettiklerimiz, kazanacaklarımızdan ağır bastı diye kazandıklarımızı da geride kalan yıllarımıza hediye sunmuşuz. Hemencecik çekmişiz iflas bayrağını yarınlardan ümidimizi tamamen yitirdiğimizi ispat etmek istercesine. Oysa dedik ya bizim bir yaratılış amacımız var. Neydi ki bu amaç? Bizim bedenimizde nasıl bir soluk alıyordu? Ülkemin toprağına değmiş miydi? Evimin odasına sinmiş miydi kokusu? Yüreğimizde bir yerlerde sessizce bekletiyor muyduk yoksa? Peygamberimiz(sav) ve ashabı neyin mücadelesini verdi hiç düşündük mü? Bu dinin nasıl bir mücadele ile tüm dünyaya yayıldığını hiç düşündük mü? 

Bugün etrafımıza bir bakalım kim var, hak ile batılı ayırt edebilen haktan yana kaç insan var? Bir avuç değil miyiz? Evet, belki bir avuç insanız ama bizler eğer yenik düşersek unutmayalım ki bir nesil yenik düşer. Yeni bir dünya hayalimiz var öyleyse ilk yeni dünyayı kendi bedenimizde   kuralım. İnsanlar zanneder ki hicret sadece şehirden şehre ülkeden ülkeye yapılır. Hayır, hicret bir günahı terk edip hayra yönelmektir de aynı zamanda. Hicretin sevabını anlatmama gerek yok sanırım bunun büyüklüğünü anlatmaya gerek duymuyorum. Rabbimizin bizi kardeşlik mührü ile mühürlediği Müslüman kardeşim! Adımlarının ardında iz bırak! Senden sonra gelecekler geçmişe sürgün yaşamasın adımlarında geleceği bulsunlar. Soluklarında sessizlik var, nefesin tutsaklığı soluyor lakin yüreğin hakikate aşık. Hakikate aşık bir yürek sessiz solukların, tutsak nefeslerin ardında özgürlüğe bağırır. Bilmiyor musun sen, insanlarla konuşmayan hakikatle konuşur. Teselli bul ve ayağa kalk! Özgürlüğü hakikate anlat! Bütün sırtında hissettiğin yüke hakikati ortak et! Yalnız değilsin nefeslerin görünürde tutsak ama asıl özgürlüğü soluyan sensin unutma! Teselli bul huzura kavuşmak zor biliyorum lakin bedenin yorgun düştü farkında değil misin? Adımlarını geçmişe sürgün etme artık, nefesini tutsak bilme! 

Özgürlüğü hisset ta en içinde...

YAZAR HAKKINDA
Fazilet Aydın
Fazilet Aydın
Genç İstikbal Yazarı
YORUMLAR
İçeriğe ait yorum bulunmamaktadır.
YORUM YAPIN