EDİTÖR

Tercih Senin

Tercih Senin
Daha güzel olabilir, biliyorum. Her zaman daha güzel olma ihtimali var. Sadece bir kıpırdanma gerekebilir, birazcık emek, bir mühürlük zahmet… Defaatle söylüyoruz; “hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez” İnsan iyiliği istiyorsa biraz emek harcamalı, fedakârlık yapmalı. 

Ya abi fedakârlık nereye kadar? Yani neden hep biz fedakârlık yapıyoruz? Nedir bu? Hiç mi gün yüzü görmeyeceğiz? Eğlenmek bizim de hakkımız değil mi? 

Bunlar muhtemel sorular. Elbette eğleneceğiz. Halı saha maçlarına gidiyoruz, gezi programları var, aksiyon dolu çadır kampları var, kitap kritik programları var… Sayarsak daha da uzayabilir. Yani sürekli acı çekmiyoruz. Eğlenirken öğrenebilir, öğretebiliriz. Hakikati savunmak için, iyiliği yaymak için karanlık bir hücrede zincirlenmiş olmamız şart değil. 

Küçük emeklerle büyük iyiliklere yol açabiliriz. Yıllarca biriken sorunları değiştirmeye yönelik tercihte bulunarak mesela. Bir tercihle değişir, en azından sizin için. Bu durumu kısacık bir hikâye ile anlatalım; 

Hayatı boyunca çobanlık yapmış bir amca denizin kıyısında dolaşmaya çıkmıştı. Yıllarca koyunlarını otlattığı yeşil tepeleri aşarak sahile varmıştı. Bir anda hava kapanmış, fırtına kopmuş, azgın dalgalar sahili dövmeye başlamıştı. Bu arada amca bakışlarını karanlık ufukta sabitlemiş, geçmişi bir şerit olup geçiyordu gözlerinden. Hatıraları alabora, yüzünde çizgilerle sahilde bir başına amca…

Çok geçmeden rüzgâr dindi, deniz duruldu. Amca sahilde ilerlerken kıyıya vurmuş yüzbinlerce denizyıldızına rastladı. Hemen işe koyuldu. Yüzbinlerce denizyıldızını tek tek denize atmaya başladı.

Yeni nesil genç bir çoban kıyıda hararetli çalışan amcayı fark ederek ona doğru yöneldi. Amcanın yanına varan genç çoban, denizyıldızlarını ve amcanın çabasını görünce şaşkınlıkla sordu: 

“Ne yapıyorsun burada amca?” 

“Denizyıldızlarını kurtarıyorum.”

“Bu kadar yıldızı nasıl kurtaracan? Boşuna uğraşma bir şey değişmez.”

Bunu duyunca doğrularak genç çobana keskin bir bakış attı.  Sonra yerden bir denizyıldızı alıp “Bak” dedi.

 Elindeki canlıyı denize attı ve kararlı bir sesle:

“Onun için çok şey değişti.”

Beynin komutu olmasa adım atamayız, enerji harcamasa beynimiz, yaşamaya devam etmemiz mümkün olmaz. Beynin vazifesi insana hizmettir. İnsanın bütün uzuvları onu ayakta tutmak için değil mi ki zaten? Bir adım ötesi her zaman mümkün. Bir komutla değişir, engel aşılır ve varılması gereken yere varılır.

Tercihlerimiz nereye varmak istediğimizle ilgilidir. Nereye varmak istiyorsak o kadarızdır. Hâsılı tercihlerimiz, bize tutulan aynada gördüğümüzdür. Sanırım bu durumu mart sayımızda manşetimizle anlatmaya çalışmıştık; “İnsanın değeri ulaşmak istediğiyle ölçülür, ulaştığıyla değil.” Nereye varmak istemektesiniz? 

Sınavlar yaklaşıyor. Okul sezonu kapandı ve bazılarımız için artık yeni bir süreci başlatacak olan önemli tercihlerin yapılacağı bir dönemdeyiz. Artık okulun koridorlarında peteğe yaslanıp yeni bir dünya hayali kurduğumuz lise yıllarını özlemeye başlayabiliriz. Sadece sınavlar değil, hayatın birçok alanında tercihler yapacağız. Bu tercihler geleceğimizi belirleyecek, tabi olduğumuz eğitim sistemini şekillendirebilecektir. 

Hayırlı tercihler, huzurlu yarınlar temennisiyle; 

İyi okumalar, selam ve duayla… 

YAZAR HAKKINDA
Selam Yağmur
Selam Yağmur
Lisans eğitimini 2016 yılında Hacettepe Üniversitesinde tamamladı. Edebiyat okumayı istedi ancak puanı fazla kaçırınca mahalle baskısına maruz kaldı. "Edebiyat karın doyurmaz" kabulünün kurbanı oldu. Direniyor..
YORUMLAR
İçeriğe ait yorum bulunmamaktadır.
YORUM YAPIN
Â'mâk-ı Hayal