DOSYA

Ve Ey Allah'ın Kulları Kardeşler Olunuz

Ve Ey Allah'ın Kulları Kardeşler Olunuz
Ah İslam ! O ne güzel nizamdır. En son ve en mükemmel olan. Güzel bir akibet için, hayatın istisnasız her alanını kapsayan. Sevgi adalet ve fıtrat dini...

Böylesine kusursuz bir dinin varlığına rağmen yeryüzünde hatta daha fazla İslam ülkelerinde bunca zulüm, açlık, fitne, israf ve kötülüklerin bulunmasının sebebi ise siyonist ve emperyalistlerin bu topraklar üzerindeki emellerinden çok, bizim İslam'ın idrakinden fersah fersah uzak olmamızdır. Bunda da, dünya hayatının hiçbir önemli noktasında dini söz sahibi olarak görmeyen bir algının hakimiyeti altında yaşıyor olmamızın tesiri büyüktür. Bankalarda, medyada, okullarda, ticarette, sokaklarda, siyasette İslam yok; camilerde belki evlerde olabilir. Bu, en büyük özgürlüğü İslam'a esir olmak bilenler için tam bir esaret halidir.

Peki nasıl kurtulacağız fark edilmeyen bu esaretten?! Çözüm nedir?

Allah(c.c), insanoğlunun bu durum ile karşılaşacağını sonsuz ilmiyle bildiği için insanlığın kurtuluşuna vesile olacak son bir reçete sunmuş ve bu reçetenin en önemli maddelerinden birini de kardeşlik olarak belirlemiştir. 

Müslümanların kardeşliği...

'Müminler ancak kardeştir.' şeklinde kayıtlanan ifade, ikinci bir ihtimalin imkansızlığını ortaya koymuş oluyor aslında. Yani kelime-i tevhid söyleyen herkes, aynı anadan doğduğumuz kardeşlerimiz gibidir diyebiliriz. 

Buna göre Filistin, Çeçenya, Afganistan, Bosna, Endonezya, İran, Sudan, Nijerya ve daha nice ülkelerdeki kardeşlerimiz ile olan dil, kültür, anlayış farklılıkları, din kardeşliğimiz için hiçbir engel teşkil etmez demektir. Eğer kardeş isek bu coğrafyalardaki her insanlık dışı muamele bize de yapılmış demek değil midir? Biz aynı menfaatleri kovaladığımız, aynı ırktan olduğumuz ya da aynı düşmanlıkları beslediğimiz için kardeş değiliz ki. 

Bizi, alemlerin Rabb'ine, O'nun Habib'ine, düzeni sağlayan meleklerine, kazaya, kadere, her daim ensemize üfleyen ölüme ve sonrasına olan imanımız kardeş yapar.

Duyunca bir mazlumun ahını, titreyen yürek zarımız bizi kardeş yapar.

Bizi, yaratıldığımız aynı balçık kardeş yapar.

Her gün doğudan doğan güneş, her geceyi ışıtan ay bizi kardeş yapar.

Az olanı paylaşabilmek bizi kardeş yapar.

Aczimizin, fakrımızın farkındalığı, yeri geldiğinde ise zalime dur deyişimiz bizi kardeş yapar.

İslam'ın birliği ve müslümanların kardeşliği vesilesiyle bütün dünyanın saadetini, huzurunu dilemek ve bunun için gayret etmek bizi halis muhlis kardeş yapar. Hem bizim kardeşliğimiz asla dünya ile sınırlı değildir.

Kardeşlerim !

İnsanlarla uçları değil, müşterekleri konuşmalıyız. 

Şairin 'Selam verin insanlara bir çiçeği sular gibi.' dediği üzere selamı ve tebessümü yaymalıyız. 

Saçımıza ölümü hatırlatan ak bir tel düşene değin birbirimize ölümden bahsetmeliyiz sık sık. Zira ölümü hatırlayan insanlar husumete pek vakit ayırmazlar.

Sevmeli ve bunu haykırmalıyız. Bizden nefret edenleri dahi sevmeliyiz. Güneş karanlığa nasıl galebe çalıyorsa her seferinde, sevgi ve nefret her karşılaştığında da sevgi kazanacaktır.

Mezarlıklardan değil, işlek caddelerden korkmalıyız.

Umut bakmalı, sevda söylemeli, güzel duymalıyız.

Kalpleri mescitlere bağlı gençler olmalıyız. Omuz omuza beraberce Allah'a yaklaşmalıyız. 

Birbirimize dualar etmeliyiz birbirimizden habersiz. 

Fedakarlık veyadiğerkâmlık. Bu kavramlar da çok mühim. Bu özelliklerin insanlar arası ilişkilerde en azından bir tarafta bulunması gerekiyor. İşte o bir taraf biz olalım diyorum. Tabii iki tarafta da bulunursa şahane olur.

Allah(c.c)'ın insanlara, özelde müslümanlara bahşettiği nimetlerin farkında olabilsek birden insanların anlaşılabilir, dünyanın yaşanabilir olduğunu göreceğiz. 

Bu yazı, mübarek Kurban Bayramı içerisinde dua niyetiyle yazılmıştır. 

Esselamüaleyküm ve rahmetullahi ve berekatüh...

 

ÖNCEKİ YAZI DAYATMA DEĞİL, TEKLİF
YAZAR HAKKINDA
Nurullah Yağcı
Nurullah Yağcı
17 Temmuz 1993'te İstanbul'un Fatih ilçesinde, müftü bir baba ile ev hanımı bir annenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Karadeniz'in muhtelif şehirlerinde -sırasıyla Borçka, Hemşin, Ardeşen'de- ilk ve orta öğretimini tamamladı. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Şu an aynı üniversitede Hadis alanında yüksek lisans yapmakta. İnsanları, şiirleri, dergileri ve türküleri seviyor ..
YORUMLAR
Aliye
18-11-2016 - 12:38
Kelamınıza sağlık.okunmaya değer bir yazı daha.
A.A.O.
18-11-2016 - 12:42
bilinçlendirici bir yazı.teşekkürler...
YORUM YAPIN