GELİŞİM

Yavrucuğum

Yavrucuğum
Aklını ve iradesini, iyilik ve güzelliğin hâkim olması için kullanan ve bu uğurda evlere sığamayan yavrucuğum;  Öncelikle Kerim Kitabımız Kur’an’ın emir ve yasaklarına uyulmamız gerektiğine iman ediyoruz. 
Yavrucuğum;
 Üzerimize güneşin doğduğu her günü bir fırsat bilerek Kerim Kitabımızı daha çok okuyor ve daha iyi anlayıp, daha güzel yaşama noktasında gayret ediyoruz. “Allah’ a karşı derin saygı duyarak O’ndan korkan” (A’la Suresi 10) kimseler olarak Kerim Kitabımızda geçen kavimlerin kıssalarından ibret alıp onların düştükleri hatalara düşmemek için gayret ediyoruz. 
Ahlak ve maneviyat bayrağıyla, sıra sıra, sınıf sınıf, okul okul yüreklere dokunma özlemiyle günaha bulaşmadan sabahlayan yavrucuğum;
Dünü bilen, bugünü anlayan ve yarınlara yön veren neslin inşası için vazifemizi, cihat şuuruyla en güzel şekilde yapmaya devem ediyoruz. Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’ın nasip ettiği hidayet yolundan sapmamak için mücahede ediyoruz. Çünkü “İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap’ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lânet eder, hem de bütün lânet etme konumunda olanlar lânet eder.”(Bakara Suresi 159) 
Yavrucuğum;
Görüldüğünde âlemlerin Rabbi olan Allah’ı hatırlatan gençler olarak, ”O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.” (Tekvir Suresi 27,28)  diye tarif edilen Kerim Kitabımızdaki öğütlerden nasibimizi alıyoruz. Ve Lokman Suresi 13. ayetine kulak vererek: “Yavrucuğum! Allah´a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür.”  ilahi ikazını hiç unutmuyoruz.  
Âlemlerin Rabbi olan Allah’a şirk koşmamak için Allah’ı; yaratan, yaşatan, yöneten, kanun koyan, rızık veren, hesap soran, kendisine kulluk yapılan, rızası gözetilen ve kendisinden yardım istenilen tek ilah olarak kabul ediyoruz. Çünkü: “Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah´a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.” (Nisâ Suresi 116)
Yavrucuğum;
  Allah’ a ortak koşmanın en büyük zulüm olduğunu bildiğimiz gibi Allah’ın razı olmadığı işleri yapmanın ya da Allah’ın razı olmadığı işlerin yapılmasına vesile olmanın şeytanı sevindirdiğini biliyoruz. Maskeli günlerde yaşayan gençler olarak, kardeşlerimizle olan dostluğumuza vesile olacak çalışmalar yapıyoruz. Ve ilahi İkazı unutmuyoruz: “Şeytanın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.” (Nahl Suresi 100)
Hak ve adalet merkezli yeni bir dünyanın kurulması için; sevgi ve kardeşlik şuuruyla, okul kantininde “Çaylar benden!” demenin hasretini çeken ve bu uğurda birçok güçlükle karşılaşan yavrucuğum; unutma ki “Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.”( İnşirâh Sûresi 5,6)  
Yavrucuğum;
Âlemlere rahmet olarak gönderilen liderimiz, önderimiz, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurdular: "Ümmetim için en çok korktuğum şey, Allah'a şirk koşmaktır. Ama dikkat edin; Ay'a, Güneş'e veya puta tapacaklar, demiyorum. Fakat Allah'ın rızasının dışındaki gayeler için harekette bulunacaklar ve gizli şehvet, yani riyâ ve gösteriş duygularını taşıyacaklar (demek istiyorum)."
***
Teneffüste ne yapacağını, öğle arasında ne yapacağını, genç istikbal dergisini kime hediye edeceğini, namazını hangi camide kaç arkadaşıyla kılacağını, hafta sonunda hangi çalışmaları yapacağını planlayan ve bu planını uygulamak için gecesini gündüzüne katan genç kardeşim, şu ilahi ikazı da unutma:
“Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.” ( Lokmân Suresi 16)
Yavrucuğum;
Göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’a iman eden gençler olarak, güneşin, ayın, yıldızların, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinin, denizlerin karışmamasının, ağacın meyve vermesinin, çiçeğin açmasının, kuşun uçmasının, kelebeğin konmasının, koyunun süt, arının bal yapmasının…  âlemlerin Rabbi olan Allah’ın dilemesiyle olduğuna iman ediyoruz. Bütün mesele, bizim,  hangi vazifeyi yapıp yapmadığımızdır. Çünkü “Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” (Âli İmrân Suresi 189) Ve herkes bilsin ki; “Allah, nurunu tamamlayacaktır.” ( Saff Suresi 8)
Allah’a emanet olunuz.
ÖNCEKİ YAZI KAİNATIN DENGESİ
YAZAR HAKKINDA
Oğuzhan Kara
Oğuzhan Kara
Genç İstikbal Dergisi Yazarı
YORUMLAR
İçeriğe ait yorum bulunmamaktadır.
YORUM YAPIN