KÜLTÜR SANAT

Hz.Muhammed (SAV)

Hz.Muhammed (SAV)
Lev Nikolayeviç Tolstoy... Altında imzası olan her kitabın dünya dillerine çevrilmesi ve milyonlarca satması, onun en az bir kitabını okuyan her okur için olağan bir durumdur. Hâl böyle olunca, böylesine bir yazarın “gizlenen kitabı” olabileceği ihtimali dahi bize uzak görünmektedir.

Az çok kitap karıştıranların okuduğu ya da duyduğu bir gerçektir, Tolstoy’un Müslüman olduğu. Bu ihtimali su üstünde tutulmaya değer kılan asıl faktör ne ana teması “Çeçen Müslümanlar” olan“Hacı Murat” gibi, kitaplarında Müslümanlara değinmesi, ne de kitaplarının derin bilgelik içermesidir. Tolstoy’u İslam’la anmamızın asıl nedeni, 1908 yılında eline geçen bir hadis kitabından tertip ettiği hadislerle bir kitapçık çıkartmasıdır. İçinde bulundurduğu tezat nedeniyle her ne kadar bu isim günümüzde tercih edilmese de kitap “Muhammed’in Kur’an’a  Girmemiş Hadisleri” adıyla 1908 Ekim’inde bastırılmıştır.

Biz uzak değiliz, tarihte birçok şahsın İslam’a yönelişine ve birilerinin bunu örtbas etme çabasına. Fakat Rus Edebiyatı’nın kurucusu kabul edilen Puşkin’in yahut Almanlarla İslam’ı tanıştırdı denilen Goethe’nin Müslüman olup olmaması bizi ne kadar ilgilendirir?

Elle tutulur net verilerle İslam’ı kabul eden oncası varken bu tür muammaları tartışmaya hacet yok gibi gözükse de, bu durumun birilerini açıkça rahatsız ediyor olması, bizim de durumun üzerine gitmemizin en büyük nedenidir.

Elimizdeki bu kitap, Tolstoy’un hadis risalesi ile birlikte, Müslümanlığı kabul etmeleri konusunda bir aileye nasıl vaaz verdiğini, mektuplarında İslam’dan nasıl övgüyle söz ettiğini gözler önüne seriyor.

İtiraflarımdan alıntılarında yer aldığı kitapta, Tolstoy’un İslam’ı kabul ettiğine dair birden çok ipucunun olması bir yana, onun imanından da kesinkes emin olamayız. Tarih, Ebu Cehil gibi İslam’ın yüceliğini bilen fakat iman etmeyenlerle dolu olduğu gibi Ebu Talib gibi Müslümanlara faydası şeksiz olduğu halde Müslüman olduğunu söyleyemediğimiz insanlarda barındırmaktadır. Bu durumda yapılacakların en güzeli “İnşaAllah imanla ölmüştür” demek olacaktır.

Açıklık getirilmesi gereken bir önemli nokta da, -her zaman olması gerektiği gibi- tarihi gerçeklikleri günümüz bilgi çağının gözüyle görmeye çalışmanın tehlikeli olacağıdır. Batı’da başta olmak üzere,dünya genelinde insanlar, İslam hakkındaki bilgileri daha çok eleştirel noktada edinmektedir. Doğrudan Müslümanlar tarafından edinilen bilgilerin gerçekliği de o kişinin “Müslümanlığı oranında” değişmektedir. (Aslında bu durum günümüzde de geçerli olmakla birlikte o dönemle kıyaslanılamaz.) Bahsedilen ölçülere kitap içerisinde rastlanılacaktır.

İşte Tolstoy’un, oğullarının annelerinin dini olan Hristiyanlığı değil, babalarının dini olan İslam’ı seçme temayülü karşısında tereddütünü dile getiren anne Yelena Vekilova’ya gönderdiği mektuptan bir kesit...

“...Muhammediliğe, Proslav (Rusya’da Hristiyanlığın bir kolu) dininden daha fazla önem vermelerine gelince, ben bütün kalbimle buna katılıyorum. Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor. Eğer insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek Allah’ı ve onun Peygamberini kabul ederdi.”   

ÖNCEKİ YAZI DÜZENE UYGUN OKUL
YAZAR HAKKINDA
Muhammed Zeyd
Muhammed Zeyd
Rize’de doğdu, Rize’de okudu ama Rize’li değil. İlâhiyat okuyup İlâhiyatları, Medrese okuyup Medreseleri, kitap okuyup kitapları eleştirenlerden. Edebiyat’ta “edeb” mücadelesi için, kitap yazmadan kitap eleştirmeni.
YORUMLAR
İçeriğe ait yorum bulunmamaktadır.
YORUM YAPIN