GÜNDEM

Lidıl Lidıl İntu Dı Midıl

Lidıl Lidıl İntu Dı Midıl
Ayın en önemli gündem maddelerinden biri tahmin edeceğiniz gibi Cumhurbaşkanı’nın Rusya ziyareti. Biz en başından beri, Türkiye dış politikasının topyekûn yepyeni bir anlayışla ele alınmasını belirttik. ABD, NATO ve AB üçlüsünün darbe gecesi gösterdiği tavır sonrasında bu ziyaret daha da anlamlı hale gelmiştir. Dış politika da AB alternatifi oluşumlara yönelmek, farklı arayışlar içerisinde olmak bize umut verdi.

Bundan 200 yıl öncesinde Osmanlı İmparatorluğu’nda bir isyan çıkmıştı. İsyanın öncüsü Kavalalı Mehmet Ali Paşa, amacı da yine devleti ele geçirmekti. Sultan II. Mahmut isyanı bastırabilmek için Rus Çarlığı’ndan yardım istemek zorunda kaldı. Yardım istemek pek alışılagelmiş bir durum değildi ve vezirlerden biri itiraz etti. II. Mahmut ağzından şu cümleler döküldü: “Ne yapalım, denize düşen yılana sarılır.”

Gel gelelim Rusya ile müttefik olma düşüncesi yepyeni bir anlayış değildir. Elbette, Türkiye çatışmanın değil, diyaloğun esas alındığı bir başlangıç yapmalı, her türlü ittifak ile temas halinde olmalıdır. Ancak ne Türkiye ne de 2 milyar İslam Âlemi küresel güçlerin oyuncağı olmaya mecbur değildir, dış politikada içine düştüğümüz bu çıkmaz “Denize düşen yılana sarılır.” yanlışına da sürüklememelidir. 

Kalıcı çözümün adresi ne Brüksel ne de Moskova’dır. Çareyi, bundan önce Amerika’da aramak(Hala “bundan öncesi” olma durumu muallakta) ne kadar yanlışsa bugün aynı çareyi Şangay Beşlisi’nde aramak da bir o kadar yanlıştır. Çare, ayrılı-gayrılığı bir kenara bırakıp Müslümanların birleşmesidir.

Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz, bu milletin kardeşliğine katkı yapacak her türlü adımı destekliyoruz. Yeniden büyük Türkiye’nin kurulmasına zemin oluşturacak her türlü girişimin arkasındayız. Ancak Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu bu olağanüstü hal ortamının kısır bir siyasi fırsatçılığa dönüştürülmesine de asla rıza gösteremeyiz. Hükümetin hazırladığı torba yasa, ne buldularsa atmışlar içine. Bu torba yasa ile Türkiye’nin en önemli kuruluşları Özelleştirme İdare’sine devredilecek. 

BOTAŞ’dan, PTT’ye kadar, Çaykur’dan, Eti Maden’e kadar, Et ve Süt Kurumu’ndan, Türkiye Taş Kömürü İşletmelerine kadar, Tübitak’tan, TRT’ye kadar, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü’nden, Atom Enerjisi Kurumu’na kadar. Tabiri caizse iflas etmiş tüccar mantığı. E ne oldu meclis kürsülerindeki “BEYLER DEVLET YÖNETİYORUZ DEVLET” naralarına. Yaptığınız otoyolları ne kadar destekliyorsak Çaykur’un, Et ve Süt Kurumu’nun sermayeye peşkeş çekilmesine de o kadar karşıyız. 

15 yıllık iktidar döneminizde görüldü ki, özelleştirme politikalarınız, yapılan yollar, kentlere dikilen devasa plazalar, rezidanslar 15 milyon asgari ücretlinin açlık sınırının altında yaşamasına çözüm olmadı, 800 milyara dayanmış dış borcu ve her yıl küresel baronlara ödemek zorunda kaldığınız faizi azaltmadı, her beş üniversite mezunundan birini iş sahibi yapamadı yapamıyor. Türkiye’nin satmaya değil, yapmaya ihtiyacı var. 

Geçmişe baktığımız zaman ne dediysek doğru çıkmıştır. Bir insan haklı çıktığı için üzülür mü? Üzülüyormuş. 6 yıl önce Suriye’ye gidildi. Esad uyarıldı. Buraya gelindi iktidar uyarıldı. Bize Esadçı dediler. Şu an gelinen nokta nedir? Suriye ile anlaşmanın yolunu arıyorlar. Başbakan, şimdi “Suriye’nin toprak bütünlüğü korunması gerekir, yabancılar buraya müdahele etmemelidir.” diyor. Biz defalarca söyledik “İran, Mısır, Türkiye bir araya gelmelidir. Binali Yıldırım’ın yabancı basın mensuplarıyla yaptığı toplantıda Esad ile ilgili sarf ettiği sözler dikkat çekti. Reuters, ilk geçtiği Başbakan Yıldırım’ın konuşmasında “Geçiş sürecinde Esed muhatap alınabilir” ifadesini kullandı. Daha sonra konuşmanın genişletilmiş halini geçen ajans, bu ifadeye yer vermedi. Başbakanlık kaynakları da konuyla ilgili açıklama yapma gereği duyarken, açıklamada “Esed muhatap alınır” diye bir ifade kullanılmadığı ve Başbakan’ın açıkça “Esed’in muhatabı Suriye muhalefetidir” dediği belirtildi.

 

YAZAR HAKKINDA
Erman Akmaz
Erman Akmaz
Samsun'da doğdu. İlköğretim ve ortaöğretimini Samsun'da tamamladı. İlim uğruna yuvasından uçtu, yollara düştü. Hala Gazi Üniversitesi'nde eğitimine devam etmekte. AGD Ankara Şubesi'nde Liseler ve İmam Hatipler Komisyonlarında yer aldı. Şuan ise AGD Tanıtım ve Medya Komisyonu'nda çalışıyor. Doğduğu yeri seçemedi, öldüğü yeri de seçemeyecek.
YORUMLAR
İçeriğe ait yorum bulunmamaktadır.
YORUM YAPIN