GÜNDEM

İkbal Mesih

İkbal Mesih
Dünya tarihine bakıldığında iş gücüne çocukların katılımı ve çalıştırılması dönemsel olarak yer bulmuşsa da çocuk işçiliğinin tarihsel çıkış noktası 18. Yüzyılda Sanayi Devrimi’nin İngiltere’de ortaya çıkmasıyla başlamıştır. Sanayi Devrimi’yle geleneksel üretim biçimi terk edilerek yerini makineleşme almış, küçük aile işletmeleri yerini ise büyük fabrikalara bırakmıştır. Bu durumun sadece iktisadi alanda değil, ekonomik ve sosyal yaşamda da etkileri olmuştur. Sanayi Devrimi’nin kıta Avrupası’nda yaygınlaşmasıyla birlikte bu durum rekabeti ortaya çıkararak devletlerin kapitalist duygularını perçinleyerek daha fazla işgücü ihtiyacını beraberinde getirmiştir.

Çocuk işçiliğinin ortaya çıkmasındaki temel faktör işgücü maliyetini asgari düzeye çekmek isteyen ve bunun için de çalışabilecek çağdaki nüfusun işgücüne katılımını sağlayarak elde edilmesi beklenen karın en üst seviyeye çıkarmayı amaçlayan anlayıştır. Sanayi Devrimi sonrası İngiltere’de fabrikalarda çalışan işçi sayısının üçte ikisi kadın ve çocuklardan oluşuyordu ve 5 yaşa kadar düşen bir çocuk işçiliği söz konusuydu.. Bununla birlikte çocuk işçilerin günlük çalışma saatleri 15-18 saati buluyordu. Fabrikalarda günde bir kere yemek molası veriliyor ve sağlık kurallarına önem verilmiyordu. İngiliz Başbakanı William Pitt çocuk işçiliği konusunda ‘’Çocukların mesaisinden neler beklenebileceğini tecrübe göstermiştir. Bu şekilde yetişen çocukların şimdiden ne kazandıklarını hesap etmek zahmetine katlansak, ihtiyaçlarını sağlamaya yeten bu mesailerinin memleketin sırtından ne ağır bir yük kaldırdığını ve milli refah ve zenginliğe ne derecede yardımcı olduğunu görerek hayrete düşeriz.’’ demiştir. Çocuk işçiliğine tarım, madencilik, sanayi, aile işletmeleri ve birçok alanlarda sıkça rastlanmıştır. Çocuk işçiliği konusunda birçok kez yasa çıkartılıp çocukların korunması amaçlandıysa da 20. Yüzyıla kadar somut bir adım atılamamıştır.

Yoksulluk ve Çocukluk Arasındaki İlişki

Daha çok kazanma hırsıyla hareket eden kapitalistlerin çocuk işçileri çalıştırma nedeni ucuz işgücü ve fabrikalarda yapılan üretimin uzmanlık istememesi yani yapılacak olan işin basitliğe dayanmasıydı. Bununla bağlantılı olarak ailelerin çocukları bu ağır şartlar altında çalıştırma nedeni toplumda bulunan yoksulluğun buna mecbur kılmasından başka bir şey değildi. 20. Yüzyılda bu durum geri kalmış yoksul ülkelerde daha da yaygınlaşarak etkin bir hal aldı. Eğitim görmesi gerekirken okul yerine fabrikaya giden çocuklar, yoksul ailelerin hayatta kalma stratejisiydi.

Çocuk İşçiliğine Karşı Bir Çocuk: İkbal Mesih

İkbal Mesih, 1983 yılında Pakistan’ın Lahor şehrinde dünyaya geldi. İkbal Mesih yoksulluğun, sefaletin tam ortasında doğmuş fakir bir Pakistanlı bir çocuktu.  Hikâyesi de buydu zaten: Yoksulluğa sıkışmış bir hayat… İkbal Mesih’in kendisinden büyük olan kardeşi evlenecek çağa gelmişti ve para gerekiyordu. O dönemde Pakistan’da yoksul ailelerin para bulması için bir tek yol vardı: Çocuk işçileri çalıştıran işverenlerden borç para almak ve karşılığında borç ödenene kadar çocukların atölyelerde çalıştırılmasıdır. Mesih ailesi 600 rupi yani 12 dolar borç para aldı. İkbal Mesih, borç bitene kadar halı dokuma fabrikasında çalışmaya başladı ve burada haftada 7 günü 14 saat çalıştırılıyordu. Çalıştığı şartlar bir çocuğun kaldıramayacağı derecede ağır ve kötüydü. Atölyelerde 14 saat hareket etmeden bir dokuma tezgâhının önünde oturan çocukların her gün aynı şekilde oturmaktan omurgasında bozulmalar meydana geliyor ve birçok çocukta susuzluk ve yetersiz beslenmeden dolayı böbreklerinde sorunlar çıkıyordu. 10 yaşına geldiğinde 27 kilo olan ve yaşına göre yeterli gelişimini sağlayamayan İkbal Mesih, defalarca kaçmayı denemiş fakat her defasında yakalanarak cezalandırılmıştı.

 İkbal Mesih, bir gün kasabaya geldiğini duyduğu Bonded Labor Liberation Front (Emeğin Serbestleşmesi için Birleşik Cephe) adlı aktivist grubun toplantısına katılmak üzere arkadaşlarının da desteğiyle kaçmayı başardı. BLLF derneğinin lideri Ehsan Ullah Khan ile görüşerek kendisinin özgürlüğü için evrak düzenlemesini istedi ve kendisi gibi arkadaşlarının özgürlüğü konusunda yardım istedi. BLLF üyelerinin de yardımıyla hem kendisinin hem de arkadaşlarının özgürlüğünü sağlayan İkbal Mesih’in başarısı hem ülkede hem de dünya medyasında yer alarak büyük ses getirdi. Mesih, bir aktivist gibi dünyayı dolaşarak çocuk işçiliğine dikkat çeken konuşmalar yaptı ve çocuk işçiliğinin yasaklanması için birçok şehirde mitinglere, konferanslara katıldı. İkbal Mesih, ‘’Şimdi işler değişti. Eskiden ben patronlarımdan korkuyordum. Şimdi onlar benden korkuyor.’’ diyerek çocuk işçi çalıştıran patronlara açık açıkça meydan okuyordu. Ancak Mesih’in yükselen ünü birçok kez ölüm tehditleri almasına da neden olmuştu. İkbal Mesih, 16 Nisan 1995 yılında Amerika’daki bir okul konuşması sonrası ülkesine döndüğü sırada 13 yaşında iken bir suikast ile öldürüldü. İkbal Mesih’i öldüren kişi bir çocuk köle çalıştırıcısıydı. Ancak olay ülke yönetimi ve polisler tarafından örtbas edildi. Olay dünyaya suikast yerine kaza olarak yansıtıldı.

YAZAR HAKKINDA
Halil Çakmaktaş
Halil Çakmaktaş
19 Şubat 1994 yılında evin tek oğlu olarak İstanbul’da doğdu. İlkokul, ortaokul ve liseyi İstanbul’da bitirdi. Uludağ Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun oldu. AGD Bursa Şubesinde çeşitli görevlerde bulundu. Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde halen eğitimini sürdürmektedir.
YORUMLAR
İçeriğe ait yorum bulunmamaktadır.
YORUM YAPIN